Vizyonumuz

"İnsanoğlu! Ben o kadar inanıyorum ki, isbat denilen her şeyi hakir görüyor ve kaybediyorum.
İnsanoğlu! İsbatımız yok, yalnız imanımız var. Allah'a inanıyorsan gel!"

[Aynadaki Yalan/Necip Fazıl Kısakürek]

27 Mart 2012 Salı

Ayrılıklar..



Yüreğimizdeki neyin sancısıysa, geçmeyecek gibi..

Her elde, ayrılık izi kalmaz mı biraz.?
Her göz, nemli değil midir umuda dair.?
Hayır.. Olağanüstü bir şey anlatmıyorum..
Lafı ağzınızdan aldım..

...

-Her aşk, her yol, her geliş, her umut, her kelime biraz ayrılığa meyilli gibi değil mi.?
-Yüreğimizdeki neyin sancısıysa, geçmeyecek gibi Zehra..
-Lafı ağzımdan aldın..

...

Saat, gitmeyi bir kaç geçe..
Gün, hep bir şeylerin ertesi..
Mevsim, malum, sonbahar..

Ayrılıklar..
Hayat denilen yolculuğun orta yerinde.. Zaruri ihtiyaç molaları..

21 Mart 2012 Çarşamba

Üstü Kalsın..



Ölüyorum tanrım
Bu da oldu işte.

Her ölüm erken ölümdür
Biliyorum tanrım.

Ama, ayrıca, aldığın şu hayat
Fena değildir...

Üstü kalsın...

Cemal Süreya

Diğerleri..



Fotoğraf

-Babam çok önce öldü.
-Ne zaman?
-Kore Savaşında...
-Korede çok insan öldü.

Sigara yaktı, ağladı. Saçlarını arkaya attı, ağladı. Sigarası bitti,attı, ağladı.
O günlerde insanlar çok ağlıyordu. Sigaraya sığınıyordu kimisi. Sigaranın dumanı yakmış oluyordu gözleri. Herkes ağlıyordu, sigara yakıyordu. Sigara yanıyordu, gözleri yakıyordu. Herkes ağlıyordu.

-Benim babam daha çok öldü.
-Çok ölme diye bir şey mi olur? Bir kere ölür insan.
-Öldü işte.

Burnunu ceketinin koluna sildi. Ceketi maviydi, ayakkabısı siyah. Ağladı. Elini cebine soktu. Bir fotoğraf çıkardı. O günlerde herkes cebinde fotoğraf taşıyordu. Hep siyah-beyaz oluyordu fotoğraflar. Herkes ağlıyordu. Islanınca renklenmiyordu fotoğraflar.
-İşte şu, ortadaki...
-Babana benziyormuşsun. Kucağındaki kim?
-Oğlu...

Oğlu ağlıyordu. O günler bugünler değildi. Bugün sigaradan ağlıyordu herkes. O günlerde sadece açlıktan..

17 Mart 2012 Cumartesi

Witold Gombrowicz

"İzin ver de basmakalıp bir güzergâhta ilerleyen coşkuyu raydan çıkarayım."


Evet, hayatının her döneminde diğerlerinden bir adım yanda olan Gombrowicz'den bahsediyorum. Garip değil mi?
Gedikleri, diyecekleri ve demedikleriyle hep kendi tarzını ortaya koyan bir yazardan..
Korkacak bir şey yok. Elinize alın ve okuyun kitaplarını. Bitirince kapatın ve edindiğiniz bu yeni arkadaş için tanrıya şükredin..


!fırtına sonrası 
yerdeki kırık şemsiyeleri
bir bir toplayan şairler
birbirinize değmeyin
hepinize yetecek kadar ceset var
tutun,aynayı bir de kendinize tutun!

9 Mart 2012 Cuma

Diğerleri..



Otogarın, insanı ayrılığa çağıran havası.. Gidenlerden ve kalanlardan kalan el sallayışlar.. Otobüslerin, yol kokulu egzos dumanları.. Camın buğusuna çiziktirilmiş ayrılık harfleri.. A ve diğerleri..

''Yaz emi..''
''Yazarım.''
''Hep yaz..''
''Söz, hep yazarım.''

Yollar..
Gittikleri yerlerden gelip, geldikleri yerlere giden yollar..
Alıp götüren, bazen gidip getiren yollar..
Giden mi, gidilen mi bilinmeyen..
yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
yol yoluyla gidilebilir yâre
yoldan çıkılabilir apansız
ve ömür bitebilir yoldan önce
ama yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
yaşamak
hızlı bir ölme biçimidir

[Yılmaz Erdoğan]



4 Mart 2012 Pazar

Ankara..



Bu şehre bir kar yağar..
Adı 'Ankara' olur..

-yor'lu geçmiş zaman

-İnsanlar garip.. Hayatı oyun zannediyorlar..
-Öyle değil mi zaten..?
-Hiçbir oyun ölümle bitmez ama.. Ölümle biten, savaşlardır..
-Pencereyi kapatır mısın Zehra? Üşüdüm..