Vizyonumuz

"İnsanoğlu! Ben o kadar inanıyorum ki, isbat denilen her şeyi hakir görüyor ve kaybediyorum.
İnsanoğlu! İsbatımız yok, yalnız imanımız var. Allah'a inanıyorsan gel!"

[Aynadaki Yalan/Necip Fazıl Kısakürek]

21 Şubat 2012 Salı

Kötüler ve Diğerleri..



Bir cumartesi sabahı, kahvaltılık alışveriş yapmak için Abidinpaşa'da bir köşebaşı dükkanına girersiniz. Sizin hemen peşinizden 5 yaşlarında bir oğlan girer içeri. Siz siparişlerinizi sayarken O çikolata dolu rafları karıştırmaya başlar. Bakkal abisiyle aralarında şu konuşmaya şahit olursunuz:

Bakkal: Ne yapıyon lan?
Çocuk: Hiçbir şey...
Bakkal: Nasıl hiçbir şey?
Çocuk: Sen bilmiyor musun hiçbir şeyi? Kötüler her şeyi bilir ama...
Bakkal: Hayır kötüler her şeyi bilmez. İyiler her şeyi bilir. Hem ben kötü değilim. Sen kötüsün.
Çocuk: Yaşasın kötülük! Ama hep iyiler kazanıyor...
Bakkal: Hayır hep iyiler kazanmıyor. Hep kötüler kazanıyor ama göstermiyorlar. İyiler de hep kazandıklarını zannediyor.

Garip bir tebessümle çıkıyorsunuz dükkandan. Kim haklı diye soruyorsunuz kendinize. Her şeyi daha dünyaya dair 5 yıllık deneyimi olan çocuk mu? Yoksa hayatı dükkan rafının arkasından seyreden bakkal abi mi..

Kahvaltı yapmak için evin yolunu tutuyorsunuz..

20 Şubat 2012 Pazartesi

Annabel Lee



senelerce senelerce evveldi
bir deniz ülkesinde
yaşayan bir kız vardı, bileceksiniz
ismi annabel lee
hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
sevmekten başka beni

o çocuk ben çocuk memleketimiz
o deniz ülkesindeydi
sevdalı değil kara sevdalıydık
ben ve annabel lee
göklerde uçan melekler bile
kıskanırdı bizi

bir gün işte bu yüzden göze geldi
o deniz ülkesinde
üşüdü rüzgarından bir bulutun
güzelim annabel lee
götürdüler el üstünde
koyup gittiler beni
mezarı ordadır şimdi
o deniz ülkesinde

biz daha bahtiyardık meleklerden
onlar kıskandı bizi-
evet! -bu yüzden(şahidimdir herkes ve o deniz ülkesi)
bir gece bulutunun rüzgarından
üşüdü gitti annabel lee

sevdadan yana kim olursa olsun
yaşça başça ileri
geçemezlerdi bizi
ne yedi kat göklerdeki melekler 
ne deniz dibi cinleri
hiçbiri ayıramaz beni senden
güzelim annabel lee

ay gelir ışır, hayalin irişir

güzelim annabel lee
bu yıldızlar gözlerin gibi parlar
güzelim annabel lee
orda gecelerim, uzanır beklerim
sevgilim sevgilim hayatım gelinim
o azgın sahildeki
yattığın yerde seni

Edgar Allan POE
çv: Melih Cevdet Anday

17 Şubat 2012 Cuma

Gölgeler..



gölgeler..
ışığın içinden çıkıp geldiler..
biz varız diye olup, biz yokuz diye gittiler..

-tam olarak neredesin? dedi telefondaki ses..
-kim olduğuna bağlı, dedi gölge..

sahibi arıyordu..

gölgeler..
tıpkı ben, tıpkı biz, tıpkı diğerleri..
güneşler var diye geldiler..
biz yokuz diye gittiler..


15 Şubat 2012 Çarşamba

Yalnızlıklar..



Şöyle bir değiyor gözleriniz sokağa.. Gece, yine karanlık, yine kimsesiz..
Bir sigara yakıp, kaldığı yerden devam ediyorsunuz hayata..
Kar film stüdyolarından çalınmış köpükler gibi.. Varsınız.. Yoksunuz..
Caddeler soğuk, kaldırımlar soğuk.. Ahmet Arif'ten söz açıyorsunuz sonra.. 

''duvarları katı sabır taşından
kar altındadır varoşlar
hasretim nazlıdır ankara..''

Kızılay'ın en eskimiş köşe başında.. Bir başkası oluveriyorsunuz..
Yine karanlık, yine kimsesiz.. Varsınız.. Yoksunuz..
Bu kar, bu kaldırım taşları..
Bu 'yalnızlıklar' biraz da..
Ankara'dasınız..
Çünkü en güzel..
Ankara'da yalnızsınız..

11 Şubat 2012 Cumartesi

...üzerine 3




Bir Cumartesi sabahı, Cebeci Halk Kütüphanesi'nin beyaz raflarında karşınıza çıkar.. 65 sayfalık incecik yapısıyla.. Neresinden başlayacağınızı bilemezsiniz söze.. Maviden yeşile dönen kapağı illaki bir şeyler çağrıştırır ötelerden.. Bir anlama taşır sizi, kendine çeken.. çeken..

Şen gül, Şen gül, Şen gül İSTANBUL'a, İSTANBUL'a gidecek gidecek 
VAPUR a, VAPUR a binecek, binecek
ŞEN gül şen GÜL, tüm fetretlerin nefretinde
günün birinde, birinde
çekmecesinde evrak-ı metrukesi;
ki o da fetretidir tüm zamanların zamanların
                                       ve tüm insanların insanların;
                                                               bir yerde bir yerde
                                                                               ölecek,
                                                                               ölecek.

Çeker alırsınız sonra.. Sandığınızdan daha güzel kokar sayfaları.. Ve aslında keşke daha çok olsaydı sayfaları.. 
Dün üzerine.. Bugün üzerine.. Bugün üzerine.. Bugün üzerine..
Öbür dünyanın maviden yeşile meyleden buhranı üzerine.. 

şimdi düşünüyorum;
düşünmek, ölümün elinden bir şeyler
kurtarmaktır;
bunun için düşünüyorum ve düşünüyorum heyhat!


Öbür Dünya Bilgisi.. Özen Yula insanı kendine vakit ayırmaya davet ediyor..