Vizyonumuz

"İnsanoğlu! Ben o kadar inanıyorum ki, isbat denilen her şeyi hakir görüyor ve kaybediyorum.
İnsanoğlu! İsbatımız yok, yalnız imanımız var. Allah'a inanıyorsan gel!"

[Aynadaki Yalan/Necip Fazıl Kısakürek]

15 Nisan 2013 Pazartesi

deneme üzerine bir deneme..

"Benim dostluklarla yitirilecek vaktim yoktur."
- Marcel Proust -


Üstat Salâh Birsel'in Kurutulmuş Felsefe Bahçesi kitabında karşılaşılmış bir söz..
Aynı denemede usta yazarımız der ki: "Nedir, kendinize ille de bir dost bulmak isterseniz onu kitaplar arasında aramalısınız. Her şeyden, herkesten vefasızlık gelir, kitaplardan gelmez."

Yeryüzündeki herkes ömrünün bir döneminde kendisine kanlı canlı bir dost edinmiştir. Ve -illa ki- o dosttan bir şeyler beklemiştir. Ve yine illa ki ömrünün bir döneminde beklediğini bulamamıştır. 

Yapmayın. Birisinden, bir insanoğlundan bir şey beklemeyin. Çünkü bu kaybetmenin en kolay yoludur. 

Hayat dersi verilecek yaşta mıyım bilinmez.. Ama yine ne varsa kitaplarda gibi sanki.. En azından Salâh Birsel ile aynı görüşteyiz..

6 Nisan 2013 Cumartesi

...üzerine 6



Eğer Yusuf Atılgan kitabı okuyorsanız şunu en baştan bilmeniz gerekir:
Artık bambaşka bir dünyadasınızdır.
Bu içinde bulunduğunuz dünya o kadar canlıdır ki gerçek dünya o kitabın içindekiymiş gibi hissedersiniz.

Biraz tekdüzelik, biraz dram ve mizah.. Bir aylağın kendi dünyasında kıyamete yaklaşması..

"...
Bunca lüzumsuz eşya vardı da, neden en gereken, bir sigara küllüğü yoktu. Kadınlar da böyleydi. Dünyada gereğinden çok kadın vardı ama, yalnız bir teki yoktu.
...
"
Kendi dünyanızdan yeni bir dünyaya giriş.. Çok uzak değil..

30 Ocak 2013 Çarşamba

...içinden 10



- Lütfen, senden güzel bir şekilde rica ediyorum. Silahını at ve dizlerinin üstünde ellerini başında birleştir.
- Ben sadece Tanrı'ya diz çökerim. Ve şu anda onu burada göremiyorum.

Prison Break

28 Ocak 2013 Pazartesi

Yalnızlıklarımız..



"Yalnızlık, kürkçü dükkanıdır!"

Yalnız olarak doğup kalabalıklara kaçarız. 
Koşmayı öğrenip gidenin arkasından hoşçakalırız..
Konuşmayı öğrenip sevdiğimizi ölümüne susarız.. 
Öğrendiklerimiz eksiğimiz oluverir çıkar.. 

Ve yalnızlığımız.. Dönüp dolaşıp oraya doğru çekiliriz.. 

İnsanın ek almamış haline yalnızlık denir.. Aşk yapım eki, dostluk çekim ekidir.. Bir yere gitmek için geçtiğin sokaktaki kalabalık zarf-fiildir. 
Edatlarıyla, bağlaçları ve sıfatlarıyla insan hayatı bir cümleden ibarettir. 
Ve her cümle bir noktaya doğru gitmektedir..

Yalnızlığımız.. BELİRTİLEN ADRESTE KİMSE YAŞAMAMAKTADIR! ihtarıyla geri dönen mektup misali...

Bugün hangimiz daha yalnızız?

20 Ocak 2013 Pazar

Zehra'yı gördün mü?



İbrahim, yani ben.. Ne kadar çok insan var.. "Ne kadar çok insan var" diye düşünen ve düşünmeyen..

İbrahim benim adım. Bana deli diyorlar. Annem boşver sen insanları diyor. Annemi dinlersem annemi de boşvermek zorundayım. 
Deli miyim ben? "Nerem deli benim? Paçalarıma sıçramasın diye demirin oluklu yerine işemiyor muyum?"*

Zehra'yı kaybettim. Zehra olmayınca bütün insanlar, bütün varlıklar yalnızmış gibi geliyor. Dişçiler çok yalnız. Korsan CDciler çok yalnız. Kardan adamlar, bahçe hortumları, elektrik trafoları çok yalnız...
Herakleitos.. Yalnız.. "Yalnız olmayan tek şey yalnızlığın kendisidir."

Zehra... Kaybettim... Gördünüz mü?

*Yusuf Atılgan / Aylak Adam