
fatmalar gelirse ışıklar yanar
ışıklar sönerse fatmalar kaçar
şubat kalabalıktı zira, fakat hepsi sığmadı otobüse. hem omuzlarımıza yağmıyor yağmur. ancak ceketlerimize yağıyor. ceketlerimizin omuzları yaşlanıyor, yaşlanıyor, yaşlanıyor...
fatmalar susarsa ocağı söndür
ocaklar sönerse fatmalar kaçar
uğur böceklerinin üzerine basmaktır en büyük şanssızlık. zira bir cinayettir en şahsi yaklaşımlar. ve en pratik ölüm tarzı, bir çift göze yönelik, platonik bir aşktır...
fatmalar üşürse ceketimi ver
ceketimi giyerse fatmalar kaçar
kan gövdeyi götürür. gövde kanın zaten dışında...
keza ne söylesem az, ayrılığa dair...
fatmalar kaçarsa şiir yazarım
ben şiir yazarsam fatmalar kaçar
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.