Vizyonumuz
"İnsanoğlu! Ben o kadar inanıyorum ki, isbat denilen her şeyi hakir görüyor ve kaybediyorum.
İnsanoğlu! İsbatımız yok, yalnız imanımız var. Allah'a inanıyorsan gel!"
[Aynadaki Yalan/Necip Fazıl Kısakürek]
Ö.G. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ö.G. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Aralık 2012 Perşembe
Özlemi beklerken..
mavi yeterince mavidir. bazen, her şey geriye kalır. emine, bahar gel artık. bu beş cümle (parantezin içindekiler de dahil olmak üzere) o an için, daha doğrusu şu an için, kısacası bütün işaret sıfatları ânı için, aklıma gelen ilk beş cümledir.
...
evet, bu satırları yazdığım için kendimi garip hissetmem gerekiyor. ama hayat için, hayata dair, hayat hakkında kurulabilecek en garip ve en uzun cümle, hayat bu kadar enteresan ve bu kadar kısayken (evet, hayattan bahsederken asla kısa sıfatını kullanmadan susmamalısın) ne kadar gereksiz ve sönük kalacak fark ettin mi?
...
sorulmadık (evet, sorulduk binlerce sorunun içindeki) milyonlarca cümlenin varlığını yok sayıp "siz hiç sabunluyken ağladınız mı?" sorusunu sorması Cemal Abinin... tesadüf kabul edilmesi çok güç bir tesadüf müdür sizce de? haydi verilmemiş milyarlarca cevabın içinden bir cevap bulun ve verin bana..
...
bazen (asla her zaman değil) aklına bir şeyin (hiçbir zaman her şeyin değil) getirdikleridir (asla eli boş gelmez) aşk...
...
bu beş metin (parantezin içindekiler de dahil olmak üzere) öylesine diye nitelendirilmesi gereken ama "emeğe saygı" sloganı altında "edebi metin" adını alan, zamansız (zamanın varlığından asla söz edemezsin) karalamalardır. teşekkürler müjgân..
18 Aralık 2012 Salı
Yalın Düşler Bulvarı..
Bulvar kalabalık..
Nasıl anlatmalı bilinmez..
Söyleyecek sözü olmadığı için susan, kalacak yeri olmadığı için giden, bekleyeni olmadığı için bekleyen insanlar...
Kim bilir, belki yaşamak, bir bulvarın biçimsiz kalabalığında kendini aramaktır..
Ölene dek..
sisler bulvarı'nda öleceğim
sol kasığımdan vuracaklar
bulvar durağında düşeceğim
gözlüklerim kırılacaklar
18 Temmuz 2012 Çarşamba
Yalın Düşler Bulvarı..
Garip bir oyundur hayat..
Herkesin kaybedeceğini bile bile oynadığı..
Kazandım sanmalardan oluşan..
Herkesin bir yerlerden bir yerlere gittiği..
Herkesin terkettiği birilerini..
Kazandım zannedilenlerin teker teker kaybedildiği..
sisler bulvarı'nda seni kaybettim
sokak lambaları öksürüyordu
yukarıda bulutlar yürüyordu
terkedilmiş bir çocuk gibiydim
Kaybetmeler.. bir şehirde.. bir savaşta.. ya da bir bulvarda..
ama hep bir zaferin getirdiği..
23 Haziran 2012 Cumartesi
Yalın Düşler Bulvarı..
Karanlık üzerimize üzerimize geliyor..
Bir şehri hayal ediyoruz; uzak ve zamansız..
Gökyüzü okyanusa devrilmiş gibi..
Acıımızı unutmuşuz..
Zaten en kolayıdır unutmak..
En kolayının unutmak olduğunu zannetmek ya da..
"sisler bulvarına akşam çökmüştü
omuzlarımıza çoktan çökmüştü"
kabullenmiştik, adamakıllı yalnızdık
"kesik birer kol gibi yalnızdık"
Çünkü,
...zaten en kolayı...
...zannetmekti...
...yalnızlığı..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


