Vizyonumuz

"İnsanoğlu! Ben o kadar inanıyorum ki, isbat denilen her şeyi hakir görüyor ve kaybediyorum.
İnsanoğlu! İsbatımız yok, yalnız imanımız var. Allah'a inanıyorsan gel!"

[Aynadaki Yalan/Necip Fazıl Kısakürek]
attilâ ilhan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
attilâ ilhan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2014 Cuma



kendini martılarla bir tutma
senin kanatların yok
düşersin yorulursun
beni koyup koyup gitme 
ne olursun


Attilâ İlhan

2 Aralık 2013 Pazartesi

27 Kasım 2013 Çarşamba

Son'a ve Bahar'a Uzaklaşırken..



Diyeceksin ki;
-Hoşgeldin.
Diyeceğim ki;
-Hoşbulduk.

Hoşbulduk Ordaki Kadın. Yağmurlar asfaltı dövüyor sokakta. Sen burada yalnızlığını besliyorsun. Sokak lambaları aç köpekleri aydınlatıyor. Gece vardiyasında çöpçüler...
Birkaç fahişe ekmek parası peşinde. 

Ordaki Kadın.. Hoşbuldum. Sefa getirdim sana. Ayazın parçaladığı eller getirdim. Attilâ İlhan'dan satırlar getirdim. Turgut Uyar'dan noktalar getirdim. Ahmed Arif'ten çığlıklar getirdim. 

Ateşin var mı? Bir bulutta tutuşmuş kibritin var mı, Ordaki Kadın? Yüreğinin yangını sigaramı yakar mı? Dışarıda ağaçlar soyunup yatağa giriyor. Mevsim hazan mı ne? Yoksa, burada bahar mı?

31 Ekim 2013 Perşembe

4 Ekim 2013 Cuma

Sen Beyaz Bir Kadınsın



asıl büyük sarhoş benim
uzaktaki
ben ki tek damla şarap içmedim
ekmeğin beyaz zeytinin siyah
olduğunu biliyorum
asıl büyük sarhoş benim
uzaktaki
benim kusturucu sarhoşluğum
yoksulluğum

yüzüme bakmasan da
yağmura düşürsen de gözlerini
gözlerime bakmasan da ne kadar
o kadar aydınlığın gökyüzüme uzanıyor
uykularımda nefesinin sıcaklığı
o kadar
hangi akşam kapımı çalan sen değilsin
sen değil misin gizli bir kıvılcım gibi
gözbebeklerimde duran
umutsuzlandığım her akşam
senin rüzgarın almıyor mu
uğultulu yorgunluğumu
yoksulluğun eşiğine kapaklandığım zaman
ellerimden sımsıkı tutmuyor mu senin
iyimserliğin

ben bu tezgahı kurdumsa senin için kurdum
senin için dokuduğum basma ve pazen
denizin yeşilinden süzdüğüm balık
göğün mavisinden çaldığım kuş
senin için
felsefe okudumsa
iktisat okudumsa geceyarıları
boğazım kurumuş içim bir kalabalık
sıcacık mısralar okudumsa yunus'dan
senin için okudum
geceyarıları

sen beyaz bir kadınsın
uzaktaki
gözlerin aklımdan çıkmıyor
sen beyaz bir kadınsın
karanlıkları dinleyen
uzaktaki
sarmaşıkları duyuyor musun rüzgârda
yorgun başını
üşümüş yastığına koyuyor musun
uyuyor musun

Attilâ İlhan

12 Eylül 2013 Perşembe

12 Ocak 2013 Cumartesi



...
yeniden başlamaklarla geçiyor ömrümüz
iyimserliklerimizi duvarlara çarpıyorlar
...

attilâ ilhan

25 Aralık 2012 Salı



...
mevsimidir
         nedense ölmeye heveslenir insan
...

attilâ ilhan

18 Aralık 2012 Salı

Yalın Düşler Bulvarı..



Bulvar kalabalık..
Nasıl anlatmalı bilinmez..
Söyleyecek sözü olmadığı için susan, kalacak yeri olmadığı için giden, bekleyeni olmadığı için bekleyen insanlar...

Kim bilir, belki yaşamak, bir bulvarın biçimsiz kalabalığında kendini aramaktır..
Ölene dek..

sisler bulvarı'nda öleceğim
sol kasığımdan vuracaklar
bulvar durağında düşeceğim
gözlüklerim kırılacaklar

2 Aralık 2012 Pazar



...
çünkü ayrılık da sevdaya dahil
çünkü ayrılanlar hala sevgili
...

attilâ ilhan

22 Ekim 2012 Pazartesi

11 Ekim 2012 Perşembe

An Gelir..



Attilâ İlhan olmak..
Bir solukta yaşamaktı dünyayı..
Bir ihtiyarın gözünden geleceğe..
Bir bebeğin gözünden geçmişe bakmaktı..

Bildiniz mi?
"bahçe kazasının kaman köyünden
cebber oğlu mehemmed'in hikayesini"
"üçüncü şahsın şiiri" yazıldı bir zaman
Okudunuz mu?
Bir "yağmur kaçağı" geçti sokaktan
Gördünüz mü?

Attilâ İlhan olmak..
Mecburiyetlerin, yasak sevişmeklerin, sevdaya dahil ayrılıkların, sisler bulvarının, duvarların, cinayet saatlerinin, mahur bestelerin, görülmemiş sevmelerin orta yerinde.. bir yolcu abbas olmak..

"görülmez bir mezarlıktır zaman
             şairler dolaşır saf saf 
                        tenhalarında şiir söyleyerek
                                    kim duysa / korkudan ölür

-tahrip gücü yüksek-
            saatlı bir bombadır patlar
                       an gelir
                                attilâ ilhan ölür"

"elde var hüzün"

Tam 7 yıl önce bugün.. Kendi deyişiyle "şiire meraklı, kısa boylu, miyop çocuk"
Ustamız, çalkantılı dönemlerin, durulmaz yürekli şairi..
Attilâ İlhan..

Saygı ve Minnetle Anıyoruz..

9 Ekim 2012 Salı

Ekim..



Ekim.. Her şey inadına koyu yeşil.. İnsanlar üşümeye eğilimli.. Yağmur yağdı yağacak..
"nereden çıktı bu hayalet otobüs" Tam da ayrılık mevsimi iyi mi? 

Bir çiftin birer çift ayak sesi.. Bana yaklaştıkça birbirinden uzaklaşıyorlar.. Karanlıkta her şey iç içe.. Sonbahar ağaçları birbirine sokulmuş.. Korkusunu yenecek bir şeyler arıyor herkes..

El ele bir çiftin soluk soluğa kalmış sevgisi.. Birinin yeşil gözleri, diğerinin tıraşlı suratına değiyor.. 
Ekim..
Herkes birbirini terk ediyor..

- Fatma..
- ...
- Fatma, beni bırakma olur mu?
- Olur..

27 Ağustos 2012 Pazartesi

7. adımla nasıl berabersem



hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan
koşar gibi yürüyüşün
karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün

hacet yok hatırlatması seni hatıraların
uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kâinatın
karanlık boşluklarında akıp giderken zaman

adımla nasıl berabersem öyle beraberiz
seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat
koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz
ve sonra her zaman her ölümlüye
aynı şartlar altında kısmet olmayan
gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın

Attilâ İLHAN

28 Temmuz 2012 Cumartesi

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Yalın Düşler Bulvarı..


Garip bir oyundur hayat..
Herkesin kaybedeceğini bile bile oynadığı..
Kazandım sanmalardan oluşan..
Herkesin bir yerlerden bir yerlere gittiği..
Herkesin terkettiği birilerini..

Kazandım zannedilenlerin teker teker kaybedildiği..

sisler bulvarı'nda seni kaybettim
sokak lambaları öksürüyordu
yukarıda bulutlar yürüyordu
terkedilmiş bir çocuk gibiydim

Kaybetmeler.. bir şehirde.. bir savaşta.. ya da bir bulvarda..
ama hep bir zaferin getirdiği..

1 Temmuz 2012 Pazar

Gitmek ve Kalmak üzerine..



bir yol ayrımı sürükleyen bizi kendine..
bir şiirin diğerine benzeşmesi..
yalnızlığa, ayrılığa, korkuya bırakması her şeyin yerini..




''Sana gitme demeyeceğim'' i Özdemir Asaf'ın..

''beni koyup koyup gitme ne olursun'' diyesi Attila İlhan'ın..

ve giderse bir şeyler bir yerlerden..
sen gidersen mesela..

''Sen gidersen her şey gider
Sesin gider, sesim düşer
Sen gidersen ey sevgili
Ben biterim şiir biter...''

23 Haziran 2012 Cumartesi

Yalın Düşler Bulvarı..



Karanlık üzerimize üzerimize geliyor..
Bir şehri hayal ediyoruz; uzak ve zamansız..
Gökyüzü okyanusa devrilmiş gibi..
Acıımızı unutmuşuz..
Zaten en kolayıdır unutmak..
En kolayının unutmak olduğunu zannetmek ya da..

"sisler bulvarına akşam çökmüştü
omuzlarımıza çoktan çökmüştü"
kabullenmiştik, adamakıllı yalnızdık
"kesik birer kol gibi yalnızdık"


Çünkü,
...zaten en kolayı...
...zannetmekti...
...yalnızlığı..

18 Haziran 2012 Pazartesi

9 Şubat 2012 Perşembe

Diğerleri..




Karın sesi kaldırımlarda kesiliyor.. Karanlık bir şehrin esaretinde şarkı nakaratları, tenha banklar, yarım ıslıklar..
Yağmur suyuna hasret logar kapakları.. Üçüncü sınıf bar türkücüleri.. Birbirine girmiş şarap kokuları.. Sarhoş ayak sesleri..
Vaktinden önce yola koyulmuş ağır adımlar.. Gece yarısı kadınları.. Yarım bırakılmış sigaraların koca koca dumanları.. Kırık kadeh sesleri..
Herkes birbirinin aşığı bu mevsimin bu saatinde bu şehirde.. Herkes flû birbirine..
Gidişler, birilerini getiriyor birilerine..


Karın sesi kaldırımlarda kesiliyor.. Bulutların arkasında ay uyumuş.. Denizin ortasında mavi, dağların başında rüzgâr uyumuş.. Akrep yelkovan alt alta, feryat figân üst üste uyumuş..

"       ...
sen beyaz bir kadınsın
uzaktaki
gözlerin aklımdan çıkmıyor
sen beyaz bir kadınsın karanlıkları dinleyen
uzaktaki
sarmaşıkları duyuyor musun rüzgarda
yorgun başını üşümüş yastığına koyuyor musun
uyuyor musun"

(Attila İLHAN / Ben Sana Mecburum - Sf. 86)