Vizyonumuz
"İnsanoğlu! Ben o kadar inanıyorum ki, isbat denilen her şeyi hakir görüyor ve kaybediyorum.
İnsanoğlu! İsbatımız yok, yalnız imanımız var. Allah'a inanıyorsan gel!"
[Aynadaki Yalan/Necip Fazıl Kısakürek]
22 Ekim 2012 Pazartesi
-tayız..
ben zaten bir türkan şoray'ı severim canhıraş, bir de sigara içerken sadri alışık'ı..
iki beden büyük efkarı biri bok var gibi cebimizde taşımaktayız..
bütün harfler yalnızlık kelimesinin bir elemanı. bütün şarkılar maziden gönlümüze kalkan trenin yolcusu. çaylar soğur, nakaratlar unutulur. bütün anahtarlar hep kapının ağzında kaybolur.
ya yanlış yaşıyoruz sevdamızı, ya da kendimizi bir sevda yaşadığımıza inandırmaktayız..
ağzı bozuk bir oğlan, bakkal çırağı. sakız kabuklarında yengeç burcu kızlar. aldığımız bütün biletler geç kalınmış bir otobüse yönelik. dünyaya kaçak binmiş bir yolcu gibiyiz. o koltuktan diğerine savrulmaktayız..
sular mı kesildi yoksa şekerimiz mi yok? kafayı mumla arasa gene de bulamayız. radyonun sesini kıs zehra, halının kırışığını düzelt. bir deniz kenarı, martılar gene beyaz. sen yolcu ol, gemiler gitsin, ben liman olayım.
gün bitmekte, mavi uyumakta, akşamdan sabaha varılmaktayız..
20 Ekim 2012 Cumartesi
Diğerleri..
üç beş kitap karıştırıp kendimizi bulalım..
elmalar düşerler, kirlenirler, yıkayalım ibrahim..
belki birisi yer, çekimini bulur..
yer başkası, yıllarca uyur, masal olur..
ben yerim belki, kafayı bulur..
[ki gördüğün gibi, bazı elmalı cümleler ibrahim
çekim hatası olur..]
türkan şoray filmi vardır şimdi, aç, bakalım..
bir kadir inanır, iki biz aşık olalım..
bir türkan şoray gitsin, üç biz kalalım ibrahim
her şeyi elimize yüzümüze, dilimize dişimize, kalbimize bulaştırdık..
işte bu yüzden hep kaybediyoruz..
fatmayı uyandır da şiir yazalım ibrahim..
19 Ekim 2012 Cuma
...içinden 6
''Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, dostluktu.. Sevgi emekti..''
[ Türkan Şoray / Selvi Boylum Al Yazmalım ]
13 Ekim 2012 Cumartesi
Olabilen Olurlar..
Bütün ateşlere cürmiyetlerden bahsetmek sevgili -ki "cürmiyet" tamamen benim uydurmam-
Ha seni sevmişim, ha kaymaya ramak kala bir yıldızı -ki kalan ramak benim kaymama mı yoksa yıldızın kaymasına mı muallak teşkili-
Benim ayaklarım büyük seninkinden öyleyse sev beni.. Bilmediğimiz şiirlere gideriz. Ölümden öte köylere gideriz. Ne bileyim, okeyde çifte gideriz. Ayaküstü yaşarız sevdamızı. Giderayak severiz birbirimizi. İlla ki ayaklarımız olur işin içinde anlayacağın.
İkindi çiçeklerini diker, sabaha kadar açmasını bekleriz. Tükenmez kalemlerle -illa ki mavi- isimlerimizi yazarız birbirimizin kalbine. Sağ elim senin olsun, sol elim gene senin. Gözlerimin önünde dur ki koşarken de seni seçebileyim..
Sen yoksan, bütün dolmuşlara gecikeyim. Kırkikindiler yağsın sigaramın üzerine. Reçelime kurt düşsün. Çayım salondaki halıya dökülsün. "Eşşek sıpası!" desin annem bana. Sıpa bensem eşşeğin kim olduğu hususunda çıkmaza düşeyim. Düşüp dişimi düşüreyim. Mumla arasam bulamayayım. Mecnun olayım çöllere düşüp. Aşık-ı sadık men olayım, Fuzuli'nin ancak adı olsun. Olursa bir şikayet ölümden olsun.
Sen olmayınca sevgili, olabilen bütün olurlar olmaz olsun..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)



