Bir Cumartesi sabahı, Cebeci Halk Kütüphanesi'nin beyaz raflarında karşınıza çıkar.. 65 sayfalık incecik yapısıyla.. Neresinden başlayacağınızı bilemezsiniz söze.. Maviden yeşile dönen kapağı illaki bir şeyler çağrıştırır ötelerden.. Bir anlama taşır sizi, kendine çeken.. çeken..
Şen gül, Şen gül, Şen gül İSTANBUL'a, İSTANBUL'a gidecek gidecek
VAPUR a, VAPUR a binecek, binecek
ŞEN gül şen GÜL, tüm fetretlerin nefretinde
günün birinde, birinde
çekmecesinde evrak-ı metrukesi;
ki o da fetretidir tüm zamanların zamanların
ve tüm insanların insanların;
bir yerde bir yerde
ölecek,
ölecek.
Çeker alırsınız sonra.. Sandığınızdan daha güzel kokar sayfaları.. Ve aslında keşke daha çok olsaydı sayfaları..
Dün üzerine.. Bugün üzerine.. Bugün üzerine.. Bugün üzerine..
Öbür dünyanın maviden yeşile meyleden buhranı üzerine..
şimdi düşünüyorum;
düşünmek, ölümün elinden bir şeyler
kurtarmaktır;
bunun için düşünüyorum ve düşünüyorum heyhat!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.